SENİN TAHTAPERDENE KOYDUĞUM ÇİVİ İÇİN BENİ AFFET(eğer varsa)

Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir

torba vermiş. ' arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu

tahta perdeye bir çivi çak' demiş.

Genç, birinci günde tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendine
kontrol etmeye çalışmış ve geçen her günde daha az çivi çakmış. Nihayet bir
gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu
yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. Gence bugünden başlayarak

tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi çıkart
(sök)' demiş. Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası
ona 'aferin iyi davrandın ama bu tahta perdeye dikkatli bak. Artık çok
delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak' demiş. Arkadaşlarla
tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime
bir yara(delik)bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini
söyleyebilirsin ama bu delik aynen kalacak(kapanmayacak). Bir arkadaş ender
bir mücevher gibidir. Seni güldürür yüreklendirir sen ihtiyaç duyduğunda
yardımcı olur seni dinler sana yüreğini açar' demiş.

Senin tahta perdene koyduğum çivi için beni affet.

(eğer varsa):):):):):)):):)::):))))

 


RÜZGAR VE GÜNEŞ

Güneş ve Rüzgar, hangisinin daha güçlü olduğu konusunda tartışırlar. Ve rüzgar,

- 'Sana benim daga güçlü olduğumu kanıtlıyacağım 'der.

- ' Şurdaki yaşlı adamı görüyor musun hani şu üstünde panto olan , Bahse

girelim o pantoyu üstünden senden çok daha çabuk sokup alabilirim.'

Bu denemeye razı olan güneş bir bulutun arkasına gizlenir ve rüzgar bir

fırtına gücüyle esmeye başlar. Ancak rüzgar şiddetini ne kadar artırırsa

yaşlı adam da pantosuna o kadar sarınır. Sonunda rüzgar pes edip durulur

ve güneş bulutun arkasından çıkarak yaşlı adama sıcacık gülümser. Bunu

gören yaşlı adamın yüzüne bir  hoşnutluk ifadesi belirir. Ve pantosunu çıkarır.

İddiayı kazanan güneş rüzgara ;

'Dotluk ve Naziklik her zaman haşinlik ve zorbalıktan daha güçlüdür..' der.